Yarım Şair Diye Biri! (Gerçek Bir Yaşam Hikâyesidir)

07 Eki 2017 Cts 9:44
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

İstanbul Emirgan’da sessiz, sakin ve genel de sakinlerinin emekli olduğu bir sokakta, kim bilir, kaç nice yılları sırtında taşımış, en hoyrat Sonbaharlara, en acımasız fırtınalara bile, başı omuzları üstünde hâlâ dimdik, asırlık bir çınar ağacı.

Gövdesinde, kimi gün en doyumsuz mutluluklara, kimi gün de en dayanılmaz acılara sahne olmuş. Bölük-pörçük kahır çizgileri olsa da yılların ondan pek bir şey alamadığı gün gibi aşikâr olup, her bir mevsime daha hala gururla bakan gözlere sahip…

İşte, onun gölgesine sığınmış, her gün geleni-gideni tanıdık, bir yudum çayında, nice aşkları bir fincan kahvesinde kırk yıllık dostlukları görmüş, bizim gibilerin uğrak yeri bir kıraathane.

Tabelasın bakmayın, siz öyle yazdığına, bizce adı; “Yarım Şair’in Yeri”. Yazılmayan bu ad ile tanırdı herkes. Buraya ne zaman geleceği belli olmayan, apak olmuş saçlarıyla biri gelirdi vakitli-vakitsiz. Her uğradığımızda çoğumuzun gözü ilk başta onu arar, yoksa gelecektir deyip beklerdik. Tanıdıkça herkese de öyle olurdu ya! Bize göre o, bazen tatlı esen bir rüzgâr, bazen de görmeyen gözlerimizin ışığı ve kimi zaman da gönül rahatlığımız, huzurumuz, dertlerimizi unutturan ilacımız sayardık.

Kimin ne derdi varsa onu dinler, gönlünce güzellikler yaratıp, her olumsuzlukta bile alınacak mutlak bir hikmet çıkarırdı, unutamayacağımız. Bu vesile ile onu anlatmak çok zordu ama anlamak ise çok kolaydı. Biraz suskunluk, gözüne atılan bir nazar, onu anlamak işte bu kadardı.

Adı, Mehmet’ti. Yaşı 49, memleketi Türkiye idi. Yüzünden onca yılların yükü okunsa da, gözlerinde dün gibi bir çocukluk, hayatı, yaşamayı, yaşatmayı çok sever, hiç kimse benim kadar sevmesin! Severse kıskanırım derdi, hafiften bir gülüşle.

yarım şair

Anlardık ki o, Ay-yıldızlı Bayrağının gölgesinde hayata, yaşamaya, sevmeye-sevilmeye, doğaya, güzelliklere ve Yaradan’ına yaratıldığı için bir sevda tutuklusuydu besbelli. Biz dostları Yarım Şair koyduk adını. Eli kalem tutsa da, gönlü her zaman açık olsa da Bahar’a, her yazmaya başladığını, her anlatmaya çalıştığını bitiremezdi. Onda, yazmakla bitiremiyeceğimiz, anlatmakta yetersiz kalacağımızı bildiğimiz o kadar güzellikler çoktu ki, bitirsin de istemezdik zaten.

Yarım Şairliği de bundan ileri gelirdi, gelirdi ya, o hiç gocunmazdı bundan. “Bir gün mutlaka son noktayı koyacağım, o zaman yarımlık dillerde belki bir hikâye, bir şiir, belki de bir şarkı olarak anılacaktır.” Ne zaman? dediğimizde de “Boyu boyuma, uygun o yerde, topraklar atılınca üzerime! Belki siz dostlarım, belki de çocuklarım koyacak!” derdi.

Gözlerimizde tarifsiz bir mahzunluk, söylediklerini hiç duymamış sayar, onu Yarım Şairliği yaşatıp, hep mutlu gözlerle, uzun ömürle karşımızda olsun isterdik.

Yazmaya sevdalanması, o ilkokula yarım gün gidip, diğer yarım günde gazete satmasıyla başlamış. Kâğıt, kalem kokusuyla ilk o zamanlar tanışmış. Duvarcı ustası babasına yardım etmek için kazancıyla aldığı, bazen defter, kitap, bazen de her koltuğunda birer karpuz, hayatı bir çift gözle böyle görmüş.

İlk kundura denilen pabuca, komşu oğlunun vefatı sonrası kapı önüne koyduklarında sahip olmuş. Ayaklarına iki numara büyük gelse de ucuna pamuklar tıkayıp, defalarca kez boyayıp boyayıp giymeye kıyamadığını, iki ay sonraki bayrama kadar yanı başında beraber yatıp kalkmasını anlatışı, nasıl tarif edilir bilemezdik. (Devam edecek)

Benzer Haberler

DİZİ Yayınına son verilen dizi sayısı 20′yi geçmiş. Onu da dizi yaparlar!… ***...

Yorum 
0

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   1950’li yılların ortasında çiftçinin ürünü para ediyordu....

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “VÜCUDUMUZ BİR KALE, ASKERLERİ GÜÇLENDİRMEK ELİMİZDE, SAĞLIKLI BESLENMEK...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DİZİ Yayınına son verilen dizi sayısı 20′yi geçmiş. Onu da dizi...

Benim Evlerim, Benim Şehirlerim-3

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   1950’li yılların ortasında çiftçinin...

Ne Yiyoruz ve Nasıl Besleniyoruz?

Metin MERCİMEK “VÜCUDUMUZ BİR KALE, ASKERLERİ GÜÇLENDİRMEK ELİMİZDE,...

Akıllı İnsanlar İyi Yaşar

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, dünyanın en zor işi yaşamaktır. Bazı...

Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutu...

Gurbette Bayram-32   Aysel MASMANACI BEŞOĞLU   GAZİANTEP-MALATYA Gaziantep...

ELLİLİ YILLARDA UŞAK OLMAK

Kilis Şirinlemeleri… ELLİLİ YILLARDA UŞAK OLMAK Siyah önlük, beyaz yaka...

Kilis Vakfı’ndan muhteşem genel kur...

İstanbul-Kilis Vakfı 2018 Yılı genel kurulu İstanbul Laleli’deki Zurich...

BİRLİKLER TEYAKKUZDA!

Suriye sınırında bulunan Kilis’te, sınır birlikleri teyakkuz halinde bekliyor....

İlçelerde hala hastane yok

Kilis’te Elbeyli ve Polateli ilçelerinden hâlâ hastane yok. İki ilçeye...

Gaz zehirlenmesinden 6 kişi baygın ...

Kahramanmaraş’ta mutfak tüpünden sızan gazdan zehirlenerek hayatını...

UMKE’den kırmızı kod ile toplanma t...

Kilis Ulusal Medikal kurtarma (UMKE) ekiplerinin olağanüstü durumlarında yapacağı...

“Köyleri yaşanır bir hale getireceğ...

Kilis İl Genel Meclis Başkanı Metin Karakuş, köylerde çalışmaları yerinde...

Alagöz Kapalı Spor Salonu’nu yerind...

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alagöz, İlimizde yapımı tamamlanmak...

Halciler kayıt dışı satıştan rahats...

Sebze Hali esnafı, “Kilis’e günde 100-150 ton kaçak sebze ve meyve giriyor....

Kilis’te güldüren, düşündüren mahal...

Kilis ve ilçelerindeki bazı mahalle, köy ve mezra isimleri, duyanları bir...

Kilis Keçisi’ne büyük bir talep

Kilis Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Cırnavuk,...

TIR’da kaçak sigara

Kilis Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube...

İkinci yarıya galibiyetle başladık...

Türkiye Bölgesel Amatör Lig 5. Grup’ta mücadele eden Kilis Belediyespor,...