Yaşasın Cumhuriyet!

29 Eki 2020 Per 8:19
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Uğur ELHAN

Bu gün, Türk tarihinde çok önemli bir yer tutar. Ulusal bayramlarımızdan olan bu kutlu günün anlamını ve değerini çok iyi kavramak zorundayız. İşte bu duygu ve düşünceyle, hem de coşkuyla haykırıyorum: Bayramımız kutlu olsun!

Çağdaş ve uygar dünyaya, hem siyasal hem de sosyal yapılanma olarak adım attığımız gün, işte bu gündür. Yüce Atatürk, kafasında kurduğu ve uygulamaya başladığı geleceğin Türkiye’sini, işte bu günde dünya sahnesine çıkarmıştır. Fikri hür, vicdanı hür, ifanı hür kuşaklar yetiştirecek demokrasiyi, seksen iki yıl önce, işte bu günde başlatmıştır.

Türk Ulusunun yaratılıştan gelen karakterinde ve zekâsında, hep bu kendi kendini yönetme yeteneği zaten vardı. Binlerce yıldan beri bu “özgür ulus” olma; “bağımsız devlet” olma geleneğini sürdürmekteydi. Orta Asya’nın özgür steplerinde yanan bağrı, o hür havayla dolan ciğerleri yüz yıllar sonrasında, yeniden ve daha büyük bir özlemle Anadolu yaylamızın üzerinde şahlandı. Mustafa Kemal Atatürk, bu şahlanışın bayrağı oldu. Hâlâ dalgalanıyor ve dalgalanacaktır da sonsuza kadar. Kanlar döküldü “al bayrak” için, “şahlansın!” diye; canlar verildi nazlı vatan için “yaşasın!” diye.

Ulusumuzun ilk cumhurbaşkanı olan M. Kemal Atatürk: “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir!” derken; ulusu adına, Türk ulusunun hür ve bağımsız kimliğini bütün dünyaya haykırmıştır. Ulusal egemenlik, dünyada var olmanın ilk ve tek koşuludur. Ülkelerin en büyük ve en önemli zenginlikleri; bağımsız olmaları ile mümkündür. Bağımsız olan ulusun, egemenlik hakkına sahip olması da bu bağımsız kimliğini sahiplenmesine bağlıdır, bu nedenle de Türk ulusu; ulusal egemenliğimizin güvencesi olacaktır.

Sultanlık ya da krallıkla yönetilen ülkelerde yaşayan insanların, sürekli olarak baskı ve işkence altında inim inim inlediklerini bugün bile görmekteyiz. Keyfî yönetimlerle kişiliksiz bir toplum haline gelmişlerdir. Kişisel duygularıyla ve macera hevesiyle savaş kararları alıp; ülkelerini uçurumun eşiğine kadar getirebiliyorlar. Çağdaş düşünen, uygarca davranan uluslar; artık dünya barışına ve dünya kardeşliğine önem veriyorlar. Türkiye Cumhuriyeti de işte bu önemli devletlerin başında gelmektedir. Devletimizin bu konudaki uyguladığı siyasa; temellerini Atatürk’ün attığı “Yurtta barış, dünyada barış!” siyasasıdır.  Büyük olmak; büyük ve önemli düşünmekle mümkündür. Atatürk’ü de “büyük” yapan değer; salt ulusu için değil tüm insanlık için büyük ideallere sahip olmasıdır.

cumhuriyet

 

En önemli ve tek idealimiz şu olmalıdır: “Cumhuriyeti korumak ve Atatürkçü çizgiden ayrılmadan onu geliştirmektir!” Ulusumuzun yüksek iradesiyle yönetilen devletimiz; gençliğin zeki ve azimli beyinleriyle daha da güçlenip, büyüyecektir. Buna yürekten inanıyorum. Çok çalışmalarını, atalarımızın bizlere miras bıraktığı kültür değerlerini iyi korumalarını; ulusal kimliğimizi yitirmeden büyümelerini istiyoruz.

İçinde bulunduğumuz çağ, bilgi çağıdır. Yaşama çarkı, artık sadece kol ve beden gücüyle işletilmiyor. Beyin gücü her şeye egemen oldu. Yaşadığımız hayatın her türlü nimeti ve olanakları beyin sayesinde sağlanıyor. O halde bizlere düşen görev; cumhuriyetimizi ve ulusal egemenlik ideallerimizi, bilgi ve onun ürünü olan teknolojiyle birleştirmek olmalıdır. Atatürk’ün de ilkeleriyle hedeflerini belirlediği bir dünya içinde yerimizi sağlamlaştırmalıyız. Her olumlu alanda birbirleriyle yarışan güçlü ülkelerin gerisinde kalmak; egemenlik haklarımızı tehlikeye düşürebilir. Hatta bizi, o güçlü devletlerin kölesi ya da uydusu yapabilir. Sözümüzü dinletememek; haklarımızı koruyamamak; düşmanlarımızın ve güçlenmemizi çekemeyenlerin işine gelecektir. Toprak bütünlüğümüzü, “Misak-ı milli” sınırları içinde tutmak zorundayız. Ulusal birliğimiz konusunda kötü emeller besleyen dış düşmanlarımıza ve onların yerli işbirlikçilerine fırsat vermemeliyiz. En kutsal varlığımızın, ulusal egemenliğimiz ve bağımsızlığımız olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Utku ve başarı, bizim uygar ve barışçıl kafamızda yükselen ideallerimiz olmalıdır. Sonsuza kadar bağımsız kalmanın yeminini ettik. Bu yemine sadık kalmanın huzuru ve güveni içindeyiz. Ne ezmek ne de ezilmek niyetindeyiz. Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalarak; bu uygarlık yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.

Seksen küsur yıllık demokrasi serüvenimizi gelişmelerle ve ilerlemelerle geride bıraktık. Eriştiğimiz nokta, küçümsenmeyecek kadar büyük ve istikrarlıdır. Bütün dünya devletleri arasında, saygın bir konuma sahibiz. Türkiye Cumhuriyeti ve onun kurucusu Yüce Atatürk, yarınların dünyasında da demokrasi ve insan haklarının bayrağı olarak dalgalanacaktır. Atatürkçü gençliğe sonsuz güvenimiz vardır. Atatürk ilke ve devrimlerinin güvencesi olarak, adımızı uygarlık ve bilim dünyasında onurlandıracaktır. Bu anlamlı günde, tüm ulus olarak biraz daha kenetlenmeye ve bilinçlenmeye muhtacız. “Bu konuda başvuracağımız değer ölçüsü, geçmiş yüzyılların modası geçmiş değer yargıları değil; günümüzün gelişen ve ilerleyen yaşam ilkeleri olacaktır.” diyen Yüce Önderimizi rahmetle anıyor, anısı ve “En büyük eserim!” dediği “TÜRKİYE CUMHURİYETİ” önünde saygıyla eğiliyorum. (2003-Kilis)

 

Benzer Haberler

FAZLA Devlette istihdam fazlası varmış. Atmaya Meclis’ten başlamalı!… *** ZOR  ...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KONUŞMAK, ALGILAMAK, MANTIK YÜRÜTMEK VE HATIRLAMAK GİBİ ZİHİN YETİLERİ,...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, toplumsal yaşamın temel kuralı karşılıklı sevgi ve saygıdır....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

FAZLA Devlette istihdam fazlası varmış. Atmaya Meclis’ten başlamalı!…...

Beynimizi Emekli Etmeyelim… “...

Metin MERCİMEK “KONUŞMAK, ALGILAMAK, MANTIK YÜRÜTMEK VE HATIRLAMAK GİBİ...

Sen de Yaşlanacaksın!

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, toplumsal yaşamın temel kuralı karşılıklı...

24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Ols...

Mahmut İ. KANMAZ   Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak, sözlerime başlamak...

Faruk Atalayer’i Uğurlarken

Harika ÖREN   Faruk Atalayer hocamızı 21 Kasım’da kaybettik. Anadolu...

Kebbat

Turgay MUTLU   İşte o AŞK, hiçlik, boşluk, ne kadar anlamsız değil...

Zikrullah Günahların Affına Sebepti...

Uğur KEPEKÇİ   Kul olarak belki de en çok ihmal ettiğimiz ve fakat ayeti...

DİZELERİNİZ…

ÖĞRETMENİM   Sevgiye uzanan bütün yollarım Senin eserindir gel öğretmenim...

Kilis’te bir haftada 26 kişi ...

Geçen hafta 116 kişinin korona virüsten vefat ettiği Kilis’te bugün...

Kilis’te Öğretmenler Günü kutlandı...

24 Kasım Öğretmenler günü dolayısıyla Kilis Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk...

“Elde edilebilirliği kolay, yeni bi...

Gazetemize yaptığı önemli açıklamaları ile gündem yaratan yazarımız...

Çanakkale Savaşları Mobil Müzesini ...

Kilis Valisi Recep Soytürk beraberindeki heyet ile Kilis’te iki gün süre...

Çiçek’ten Vali Soytürk’e ziyaret...

Doğa Koruma ve Milli Parklar 3. Bölge Müdürü Hacı Ahmet Çiçek ve Kilis...

Fırıncılar ekmeği odunla pişiriyor...

Hazır odun fiyatlarının yüksek olmasından dolayı Kilis’teki fırıncılar...

Yine eroin ve ateş buz yakalandı [A...

Kilis’te 4 ayrı olayda eroin ve metamfetamine (ateş buz) uyuşturucu madde...

Kara Ailesinin acı günü

Bir süreden beri yakalanmış olduğu hastalıkla mücadele eden Ömer, Mahmut,...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ZEKÂ “Üstün Zekâlılar Okulu Projesi” yarım kalmış. Üstün zekâlı...

24 Kasım Gününde; Öğretmen…

Sabahattin YARAR   Daha önceleri de değişik zamanlarda belirtip yazdığım...