Dolar 8,1546
Euro 9,8169
Altın 466,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
28°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 33°C
Paz 33°C

Yatağan Elden Gidiyor

Yatağan Elden Gidiyor
REKLAM ALANI
A+
A-
02.03.2021
8
ABONE OL

Turgay MUTLU

 

Yazının başlığı aslında “Yatağan Ovası Elden Gidiyor Mu?” olacaktı. Çünkü ova elden gitti mi, Yatağan da elden gider. Tarım çok önemlidir. Hele günümüzde pandemi-corona salgını nedeniyle gıdaya ulaşmanın önemi daha da arttı. Ülkemiz dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biriyken günümüzde yanlış tarım politikaları nedeniyle ne yazık ki bunu yitirdi.

Dedelerimiz Ahiler, 1402 Ankara savaşından sonra 1414 tarihinde Yatağan Dağının eteklerine boşu boşuna değil, buradaki verimli ova nedeniyle yerleşmişlerdir. Yıllarca ekmişler, biçmişler ve geçimlerini sağlamışlardır. Atalarımızın ruhları şad olsun. Işıklarda uyusunlar. Yatağan ovamız bereketli, verimli topraklara sahip olduğu için yılda 2 bazen 3 ürün verir. Kutsal topraklara sahip olduğumuz için Yatağan halkı olarak çok şanslıyız. Yer altı sularımızda bol ve her çiftçiye yetecek ölçüde vardır.  Bu verimli topraklarda 6 bin aktif 4 bin pasif üretici tarımla uğraşarak ekonomimize katkıda bulunmaktadırlar. Yatağan Ziraat Odası Başkanı Sayın Süleyman Kuru’dan aldığım bilgiye göre bu rakamın doğru olduğuna inanıyorum. Zeytincilik ve hayvancılıkla uğraşanlarda buna dâhildir.

Geçen hafta sosyal medya üzerinden sevgili abimiz Kemal Çolakoğlu sayesinde Yatağan Ovası’nda yapılan sondaj saha çalışmalarının fotoğraflarını gördük. Dün de Belediye toplantı salonunda dar kapsamda yetkililer tarafından 30 kişilik gruba bilgi verilmiş. Tabi ki burası küçük bir yer olduğu için konuşulanlar dışarıya yansıdı. Kimin ne konuştuğunu öğrendik. Pandemi nedeniyle az kişi davet edilmiş. Oysa bu tür konular, bilgilendirmeler halkın geniş katılımıyla yapılsaydı daha da etkili olurdu. Saklanılan nedir? Bunu Yatağan halkı olarak bilmek istiyoruz.

Bu ülke, bu topraklar hepimizin ortak malıdır. Su, hava ve toprak ulusal bazda herkesin hakkıdır ve ortak kullanıma açıktır. Havamızı zaten kirlettiniz, bari suyumuzu ve toprağımızı kirletmeyin, yok etmeyin. 1976 ve 1977 yıllarında 2 yıl boyunca MTA’da çalıştığım için sondajın ne olduğunu iyi bilirim. Açık sahada çalıştım ve bu bölgedeki tüm kömür havzalarını az çok iyi biliyorum. Yatağan ovasındaki çalışmalar su, kömür ve sismik araştırmalar üzerine yapıldığı söyleniyor. Biz istemiyoruz verimli ovamızda bu tür çalışmayı. Galeri sistemiyle kömür çıkarılırsa sularımız kaybolur gider. Pınarbaşı, Dipsiz ve Asardan gelen su kaynakları kurur. Bunun örneğini Eskihisar’da gördük. Hani nerede Halkalı’nın suyu? Yok oldu gitti. Yanlış anlaşılmasın Yatağan ovasında bir metrekare tapulu yerim bile yok. Fakat suyunu içtiğim, havasını soluduğum ve verimli toprağından beslendiğim için bu coğrafyaya borçluyum. Saygım, sevgim var havasına, suyuna, toprağına…

Arkadaşlar bu işin siyaseti yok. Herkes yasaların izin verdiği ölçüde bu kötü gidişata dur demelidir. Toprağımıza suyumuza sahip çıkalım. Başta Belediye Başkanımız ve Ziraat Odası olmak üzere; muhtarlar, partiler, sivil toplum kuruluşları, odalar, dernekler, çiftçiler ve halkımız el ele vererek bunu hep beraber başarmalıyız. Geçmişte YAÇEV (Yatağan Çevre Platformu) adına birçok kötü gidişata engel olduk. Yasal çerçevede kamuoyu oluşturarak santrale baca gazı arıtma sistemi desülfirizasyon tesisi, halkımızın anlayacağı dilde filtre takılmasına ön ayak olduk. Şimdi temiz hava soluyorsak bir ölçüde burada YAÇEV’in büyük katkısı vardır. Bunu unutmayın. Göl yeri mevkiine hava ve çevre kirliğine neden olacağı için çimento fabrikası kurulmasına izin verdirmedik.  Atatürk Mahallesi-Hacıyaka mevkiine çamaşır yıkama fabrikası kurdurtmadık. Tüm bunları yaparken siyaset gütmedik. Her partiden arkadaşlarımızla ortak hareket ederek bu işleri başardık. Şimdi de aynısını yapabiliriz. Su hayattır. Su olmadı mı öldün demek. Ülke ekonomisine katkı en çok yer altı değil, yer üstü sağlar. Yeryüzünde verimli toprakların önem kazandığı bir dönemde biz toprağımıza peşkeş çektirmemeliyiz. Yatağanımızın elden gitmesini istemiyoruz. Yasal çerçevede hukuksal yollara başvuralım ve suyumuza, toprağımıza sahip çıkalım. Bu konuda sevindirici bir haber var. Yatağan Yeşil Yaşam Derneği, Temmuz 2020 tarihinde açmış olduğu Hacıbayramlar-Hisarardı yer altı kömür işletmeciliği ÇED iptal davasını kazandı. Bu bize bir örnektir. Demek ki yasal yollarla mücadele ederseniz haklı davanızı kazanabiliyorsunuz. Başta dernek başkanı Kazım Erol olmak üzere tüm üyelerine teşekkür ederiz. Ahi Sinan ve Ahi Ebubekir dedelerimizin bize emanet ettiği bu kutsal topraklara elbet sahip çıkacağız. Bu böyle biline… Yatağan sahipsiz değildir.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.