Yedi Depeden Yedi Kıtaya Seslenmek

01 Ara 2017 Cum 21:21
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

 

Yedi Hilal Derneği’ni henüz duydum.

Zaten İstanbul Üsküdar’da 2012’de kurulduğu için de öyle çok geç kalmış sayılmam. İddiaları ise Yedi Tepe’den Yedi Kıtaya mesaj vermek olarak özetlenebilir. Bir vesile oldu bu sivil toplum kuruluşumuzu tanımaya.

Şöyle ki; Tunus’un milli kahramanı, bilge adamı M. Raşit Gannuşi(1941) bir konferans vermek için İstanbul’da sözkonusu sivil toplum kuruluşu derneğin konuğuydu. 1987 yılında üç-beş ay Tunus’ta görevli kaldığım sırada ismen tanıdım kendisini. Raşit Gannuşi’yiTunus’un Fransızlara karşı verdiği savaşta ulusal kahramanı, kurucusu, tek adamı, devlet başkanı Habip Burgiba rejiminin muhalifi olarak öğrendim. Burgiba’nın baskılarını Tunus’ta ben de yaşadım. Hatta korktum. Halk nasıl korkmasın?İnançları yüzünden onlarca aydın cezaevlerindeydi. Gannuşi’nin bu muhalefeti Burgiba’dan sonra Zeynel Abidin Bin Ali döneminde de devam etmiştir.

SİVİL TOPLUM ALGISININ ÖZÜ

El Nahda’nın liderliğini ve teorisyenliğini yapan M.Raşit Gannuşi arkadaşlarıyla birlikte tutuklanmış, hapse atılmış, sürülmüş, mağdur olmuş bir mazlum aydındı. Ömür boyu hapse mahkûm edildi(1987). Sonra önce Fransa’ya, peşinden İngiltere’ye kaçıyor. Sürgünde iken konuşmalar yapıyor ve yazılar yazıyor.

İslami aktivist olarak bütün dünyada yeni siyasi ve sosyal fikirleriyle hem tanınmaya ve hem de etkilemeye başlıyor. Demokrasiyi ve çoğulculuğu savunuyor. Böylece güç tekeli karşısında modern İslami siyasi düşünce ekolüne katkı vererek;  demokrasinin halkın egemenliğinin garantisi olduğunu anlatmaya çalışıyor. İslam’ın demokrasi ile uyumlu olduğunu inanıyor ama modern liberal demokrasi türlerinin laik temelleri sebebiyle Müslüman dünyasına uymadığının da altını çizerek dikkat çekiyor. Gannuşi’ye göre; sivil toplum algısının özünde İslami bir kavram yatar ve laiklik sivil topluma modernleşme adı altında zarar verir. Bütün bu vurguları hep dikkat çekmiştir.(1-Raşit Gannuşi; İslamcılık Geleneğinde Bir Demokrat/Azzam S. Tamimi’den tercüme eden Ayşe Yönkul. Hece Yayınları.2-)Mana Yayınları a)Fatih Okumuş/İslami Hareketin İktidar Deneyimi Tunus ve Mısır, b)Raşit Gannuşi:İslam Devletinde Kamusal Özgürlük, c)Raşit Gannuşi; Laiklik ve Sivil Toplum)

Raşit Gannuşi İngiltere’de sürgünde iken Tunus’ta talebeleriyle tanıştım(1987). Her gittiğim Tunus kentinde bu ülkeyi ve toplumu tanımamda bana yardımcı oldular. Raşit Gannuşi’nin bir siyasi parti gibi aydın müntesipleri, bir cemaat gibi üniversite gençliğinden bağlıları vardı. Bunlar her Cuma günü öğleden sonra Başkent Tunus’un görkemli bulvarlarında diktatörlüğü protesto eden eylemler yapıyorlardı Tutuklananlar, yaralananlar, hatta ölenler oluyordu. Bunları onlarla birlikte yaşadım. Toplum üzerinde rejim kendileri gibi düşünmeyenlere acımasız bir uygulama yapıyordu. Tunus Televizyonu her gün Habip Burgiba’nın sabah kahvaltısını, sporunu, istirahatini canlı olarak yayınlıyordu. Böyle bir düzen vardı.

BİR GENÇ BİR ÜLKENİN KADERİNİ ETKİLİYOR

Türkiye’ye dönünce bu acımasız uygulamayı “MÖSYÖ BURGİBA, YASEMİN ve ŞURTA” adıyla kaleme alarak yayınladım. Bu ismi vermemin nedeni Tek Adam Burgiba tamamen batının, özellikle de Fransa’nın adamıydı ve kendisi gibi düşünmeyenleri eziyordu, yasemin onların milli bir çiçeğiydi ve şurta da baskıyı temsil eden güvenlik güçleri olan polislerdi. Tunus o günlerde polis devleti gibiydi. Yazım büyük alaka gördü. Kurucusu olduğum Türkiye Yazarlar Birliği yönetimi baskıları protesto etmek için Tunus Büyükelçiliğine siyah çelenk bıraktık. Ancak Tunus yönetimin şikayeti üzerine 3 yönetim kurulu üyemiz tutuklandı, ben dâhil diğer arkadaşlarımız arananlar listesine girdik. Bunun mücadelesini verdik.

Burgiba gitti, yerine yardımcı Zeynel Abidin Bin Ali(1936) kansız bir darbeyle geldi. Suiistimallerin ve zulümlerin ayyuka çıktığı Tunus’ta hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısıyla işsizlik de hat safhadaydı. Muhammet Buazizi adlı seyyar satıcılık yapan bir üniversite mezunu işsiz gencin arabası zabıtalarca alıkonulmuş ve bir kadın polis tarafından tokatlanmıştı. Gelişmeler üzerine kendini yakan Tunuslu gencin bu olayı sonrası halk ayaklanması oldu. Raşit Gannuşi ülkesine dönerek her görüşe imkân tanıyan bir siyasi irade geliştirdi. Zeynel Abidin Bin Ali,kuaför eşiyle birlikte yurtdışına Suudi Arabistan’a kaçtı.

Raşit Gannuşigünümüzde de hala Tunus’ta ülkesi ve toplumunun sorunlarını çözmek üzere çalışıyor. Siyasi iktidarda görev almadı. Böylece Tunus; dayanışma sağlamada örnek ve gelişen bir ülke olarak hayatiyetini huzurla devam ettiriyor.Bu yaşadığım ve dikkatimi çeken olaylar üzerine Gannuşi’nin hayatını yazmaya karar verdim. Dolayısıyla kendisiyle görüşmem gerekiyordu. Raşit Gannuşi’nin değerli dostu ve benim de arkadaşım Marmara Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Ramazan Yıldırım Gannuşi’yehaber vermiş, böylece yaptığım çalışmadan bilgisi olmuş.

SİVİL İNİSİYATİFİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ

Raşit Gannuşi’yle TÜYAP Kitap Fuarında konuşamadım. Aşırı bir kalabalık vardı. Üsküdar Bağlarbaşı’nda Yedi Hilal Derneği’ndeki konferansını fırsat bildim. Ancak bu sivil toplum kuruluşumuzun yöneticileri bu girişimimi öyle pek öne çıkarmak istemediler.  Öylece de kaldı. Ama Yedi Tepe’den Samet Paçacı gibi genç arkadaşlarım oldu. Onları tanıdım.

Yedi Hilal Derneği amaçlarını şöyle anlatıyorlar:

“Medeniyetimizin değerlerini esas alan, ahlaki değerleri gelişmiş, başkalarının hukukuna riayet eden, hür fikirli, vicdan sahibi, birikimli ve donanımlı, aklıselim nesiller yetiştirmek, yetişen bu nesille toplumda bu özelliklerin kalıcı bir şekilde tesis edilmesini ve yaşatılmasını sağlamak. Toplum huzurunu ilgilendiren temel meselelerde haktan yana tavır alıp kamuoyu oluşturmak.Sivil inisiyatifin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak için yurtiçinde ve yurtdışında benzer hedefleri olan kurum ve kuruluşlarla etkin bir şekilde iletişim ve dayanışma içerisinde olmak.

Özellikle ayrışmanın ve sosyal sorumsuzluğun zirve yaptığı bir dönemde, emin insanların birlikte yola düşmesini ve yola düşenlerin de birbirlerine düşmeksizin hedefe yönelmesini savunan YediHilal, insanlık tarihi boyunca süregelen Hak-Batıl mücadelesinde saf tutma hedefindedir.

İstişarenin, sorumluluk bilincinin ve ihlası merkeze alan bir çalışma ahlakının, hayatın her alanını kuşatmasını savunan YediHilal, bu ilkeler çerçevesinde İslam medeniyetinin bin yıllardır süregelen seferinde bir nefer olabilmek derdindedir.Vekilimiz Allah’tır ve şüphesiz Allah en güzel vekildir.”

41 kurucu olan Yedi Hilal Derneğin genel başkanı ise işadamı Mustafa Enesoğlu. Akil Adamlar Heyetinde ise Prof. Dr. Raşit Küçük, Grafik Tasarım Sanatçısı, karikatürist Hasan Ayçın, MÜSİAD eski Başkanı Doç. Dr. Ömer Bolat gibi dostlarım da var.

GÜNEYDOĞU AVRUPA DEĞİL, DOĞRUSU BALKANLAR

Yedi Hilal ilk toplantısında Haliç Kültür Merkezinde Hamas Lideri HalidMaşal konuşmuş. Kültür ve Turizm Bakanlığından da katkı alan Yedi Hilal’in son toplantısında ise, TGTV’den gelen davetiyeye bir baktım iki aziz dostum Prof. Dr. Metin İzzeti(1970) ve Prof. Dr. MevlüdDudiç(1966) konuşmacı. Her ikisine de selam vermeyi dernek yöneticilerine bırakmadım bu defa, yanlarına giderek kucaklaştım. Metin İzzet’i Makedonya Kalkandelen-Tetova Üniversitesinden, MevlütDudiç ise Uluslararası Novipazar(Sirbistan) Üniversitesi eski Rektörü. Her ikisi de Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfımızın konuğu olarak Kahire, Saraybosna, Priştina ve İstanbul’daki etkinliklerimize katılmıştı. Ben de birkaç defa Novipazar, Kalkandelen ve Saraybosna’ya giderek birlikte oldum. Bir defasında Prizren’den Üsküp’e geçerken gümrükçüler heyetimize grip aşısı olmadığı için zorluk çıkarmışlardı da, Metin İzzeti gelerek sorunu çözmüştü. MevlüdDudiç Sırbistan Müftüsü olmuş. Müftü Muammer Bey ise milletvekili seçilmiş. Prof. Dr. Adnan İsmaili’nin kulaklarını çınlattık. Epeyi nostalji yaptık. BiraraMevlidDudiç yanındakilere dönerek “Mehmet Bey ve arkadaşları Sancak’ta yaşayan Müslüman Boşnakların Yugoslavya dağıldıktan sonra Türkiye’ye gidiş ve girip kapısı oldular. Bu kapıyı onlar bize açtı” dedi. Metin İzzeti artık imkân ve kaynaklarının eskiye göre daha fazla olduğunu ve birlikte yeni projeleri hayata geçirebileceğimizi söyledi. Çok duygulandım doğrusu.

SANAT FELSEFESİ ve İSLAMİ ESTETİK

3.Uluslarüstü İstanbul Konuşmaları öncesi gençlerden oluşmuş Grup Sancak ilahiler söyledi. Salon tekbirlerle iştirak etti. Bu tavır bana 1968 gençlik hareketleri yıllarımızı hatırlattı. Sonra toplantıya geçildi, moderatör olarak Doç. Dr. Özgür Kavak önce Prof. Dr. Metin İzzeti’yi anons etti. Notlarıma bakarak aktarıyorum Prof. Dr. Metin İzzeti’nin sanat felsefesi ve İslam estetiği konulu konuşmasını.

*Tefekkür her zaman faydalıdır. Ümmet ise gelenekseldir. Moderinitete yeri yoktur. Ancak ümmeti geride bırakırsak yanlış yaparız. Geleneği sırtımıza alarak modernliğe geçilmesi gerekiyor. Ümmet eskide değil, hiss-i müşterektir. Toplum algı ve anlayışıdır. İslam Peygamberinin zamanına gidemeyiz. Ama günümüze getirebiliriz.

*Cemaat anlayışı sadece dünyada başarılı olmayı hedefler. Dini değil, kişiyi öne çıkarır. Hristiyanlıkta böyledir. Martin Lüter böyle ortaya çıkmıştır. Bizim itikatimizde ise birey ile birlikte akıl da vardır. Ümmeti medeniyete sokmak, Medine ile yani şehir ile olabilir.

*Üst akıl Alman filozof FriedrichNietzche’den (1844-1900) bir yansımadır. Biz de kemal vardır. İnsanı kâmil vardır. Mazi taklit edilmemeli. Hislerimiz bizi yanlış yaptırabilir. İyi niyet kâfi değil. İnsan yetiştirmek gerek. İnsana yatırım yapmak lazım. Bunun için de formasyon icap ediyor.

*İslam Peygamberi hakka yürürken “falanı halife yapın” demedi. İbadet etmek farklı, liyakat sahibi olmak daha farklıdır. Değerlerimiz yaşatarak ümmete ulaşacağız. Biliyorum dinlemek konuşmaktan zordur. Üzerine basa basa söylüyorum formasyon sahibi insan ihtiyacımızı karşılamalıyız. İnsanlarımız en başarılı olmalı. Vasatı aşmalılar.

*Sivil toplum kuruluşlar katalizör olarak görev yapıyor. Devlet toplum ilişkileri seviye kazanmalı. Sivil toplum cesur olmalı ve eleştirebilmeli, güzelliklere de iltifat edebilmelidir. Ancak eleştirirken tuz bozulmamalı. Tuz bozulursa yapacak hiç bir şeyimiz kalmaz. Görünen o ki iyi yoldayız. Ancak işimiz çok.

“MÜSLÜMANLAR İLK 500 ÜNİVERSİTE İÇİNDE YOKLAR”

Prof. Dr. MevlüdDudiç Boşnakça yaptı konuşmasını, Metin İzzeti tercüme etti. Notlarıma yine bakıyorum ne demiş Prof. Dr. Dudiç?!.

*Eşek ile kurt inatlaşmış ve otların rengini tartışmaya başlamışlar. Eşek otlar için kırmızı derken, kurt yeşil demiş. Tartışma büyümüş. Kadıya gidilmiş. Kadı da Aslan… Demiş ki: “Otun rengi kırmızıdır. Kurt sen haksızsın. Seni cezalandırıyorum.” Cezası biten kurt doğru Aslan’a gitmiş. “Kadı Efendi sen de biliyorsun ki ot yeşildir. Ama sen beni haksız bulup cezalandırdın?!” Aslan “evet” demiş, “Seni cezalandırdım. Çünkü eşek ile tartışma yapılmaz!” İslam coğrafyası Sünnilik, Şiilik, Selefilik, her türlü mezhep, ırki Araplık, Türklük, Arnavutluk vs. tartışmalarını artık bitirmeli. Biliyorsunuz Peygamberimiz zamanında da hariciler çıkmış tartışmalarla fitneyi ateşlemişlerdi. Bunlara pabuç bırakmamak gerek.

Böyle bir fıkra ile başladı Sancak Müftüsü Prof. Dr. Dudiç konuşmasına. Sonra devam etti:

*Tekerrür eden tarihten ders çıkarmalıyız. Bilimi öne almalıyız. Bütün İslam coğrafyasında 500 üniversite varken, sadece Amerika’da bu sayı 6000. Ayrıca ilk 500 üniversite içinde Müslümanlar yer almıyor. İlim üretmeliyiz. İslam ülkelerinde okuma yazma oranı % 40 iken, Hıristiyan âleminde bu oran %100. İbadetler insanların şahsi eylemleridir. Namaz kılmak, oruç tutmak artık yetmiyor. Yeni bir eğitim sistemini gerçekleştirmeli ve hayata geçirmeliyiz.

*Müslümanlar bütün dünyada sadece tüketici konumundalar. Hep tüketiyor ama üretmiyorlar. Sırbistan’da 18 üniversite vardı. Müslümanların ise yoktu. Eğitim ile uğraşmamıza müsaade edilmiyordu. SSCB zamanında da böyleydi. İlk işimiz Sancak’ta bir ilahiyat fakültesi kurarak gençlerin eğitimini öne çıkardık. Sonra fakülte sayımız 6 oldu ve uluslararası bir üniversite kurduk. Hepimiz için artık birer hazreti mehdi olmak zorunluluğu var.

“MÜSLÜMANLAR SAHABELER GİBİ OLMALI”

*Günümüzde en mesuliyetli halk Türklerdir ve Türkiye’dir. Bizler de yani Boşnaklar da Türklerin çocuklarıdır. İslam coğrafyasının bütün gözleri Türkiye üzerindedir. Büyük bir heyecan ve ümitle bekliyorlar. Balkanlara özellikle Türkiye sahip çıkıyor ve bizim de moralimiz artıyor.Çünkü bütün dünyada öldürülenler, katledilenler Müslümanlardır. Filistin’de de öyle, Arakan’da da öyledir.  Suriye ve Irak’ta da öyledir. Düşmanlar Türkiye’nin güçlenmesini, silkinmesini istemiyor. Bunun da farkındayız.

*Neden imamlarımız, din adamlarımız, peygamberimiz gibi değil? Hazreti Talha, Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer ve Hazreti Zeydlernerededir? Onlar hem malları, hem de canları ile savaştılar. İslam Peygamberini ve Müslümanları korudular. Peki günümüzdekiler kimi koruyorlar? Üstelik neredeler? Eğer sizler ve bizler sahabeler gibi olursak netice alınır, yoksa hep şikâyet edip dururuz. Ayarı artık yukarıya doğru çekmeliyiz.

Uluslararası Novipazar Üniversitesi eski Rektörü, yeni Sancak Müftüsü Prof. Dr. MevlüdDudiç bölgede iki ateş arasında kaldıklarını hatırlatarak devleti olmayan tek milletin Boşnaklar olduğunu savundu. Dedi ki “SSCB dağıldıktan sonra Müslümanlar biraz nefes aldı. Sancak’ta nehir kenarındaki bir kasabamıza gittik. Sordum. Siz kimsiniz? Dediler ki hem Türk(Boşnak) ve hem de Müslümanız.” Ancak ibadet etmesini bilmiyorlardı. Fakat biri onlara “Siz Müslüman değilsiniz” dese bıçağı çekip onu vurabilecek kadar yiğittiler. Ama İslam’ı bilmiyorlardı. Onlara bir hoca gönderdik. Faaliyetimiz hala sürüyor. Allah’ın dininden vazgeçmeyenlerden biz de vazgeçmeyiz!”

ELEŞTİREL DÜŞÜNCE ÖNDE OLMALI

Yedi Hilal Derneği’ni toplantısında katılanlar toplantının sonuna kadar yerlerini terk etmediler. Genelde gençler ve üniversiteliler vardı. Hepsi heyecanlıydı. Toplantının 18.30’da başlaması isabetli bir karardı. Çünkü İstanbul’un dört bir ucundan gelenler evlerine ancak gidebilirlerdi. Zaten toplantı da 21.00’de tamamlandı.

Prof. Dr. Metin İzzeti ve Prof. Dr. Mevlit Dudiç’in konuşmaları ve tespitleri şu açıdan da önemliydi. Çünkü nereden bakılırsa bakılsın bu iki akademisyen gençliklerinin en duyarlı bölümlerini komünist rejim altında geçirmişler ve kimliklerini hiç ama hiç unutmamışlar. Belki de o günlerde Bilge Kral diye vasıflandırılan bölgenin en önemli lideri Aliyaİzzetbegoviç’in de (1925-2003) etkileri vardı.Aliya Rahmetli inançları dolayısıyla Yugoslavya zindanlarında günlerini geçiriyordu. Ancak öğretileri hem memleketinde, hem İslam coğrafyasında hala ufuk açıyor, yol gösteriyor ve kapı aralıyor. Bir öğretisi özetle şöyle” Eleştirel düşünceyi batı yıllar önce eğitimine aldı. Ama doğu henüz bundan mahrumdur. Bunun telafi edilmesi gerekir. Eleştirel düşünce doğu mekteplerinde de okutulmalıdır.” İki aziz dostum akademisyen Metin İzzeti ve MevlüdDudiç de özet olarak böyle dediler; Eleştirel düşünce.

Evet öyle… Katılmamak mümkün değil.

Zaten toplantının da özeti bu idi…

————-

Yedi Depeden Yedi Kıtaya Seslenmek

Resim: Toplantıda yazarımız Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, yanında Prof. Dr. Metin İzzeti (sakallı), ortada Prof. Dr. Mevlüt Dudiç (beyaz gömlekli ve gözlüklü) Yedi Hilal Derneği yöneticileriyle birlikte

Benzer Haberler

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!… *** YOLCULUK...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz arasında bana ulaşmak...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN YENEN GÜÇ, YALNIZ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!…...

Sayın Reisicumhurumuza Arz Olunur

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz...

Şoför Nebahat “Güçlü Kadın”

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN...

Kilis’i Tanıtmanın Yolları

Enver KARAKILIÇ   Gerek basın ve gerekse köşe yazarları olarak Kilis’imizi...

Sosyal Bir Birey Olabilme

Şükran DEMİRLER YAVŞAN   Şu son zamanlarda yaşanan şiddet olayları...

YOLCULUĞUM

Bir X treninde Gözlerim kapalı gidiyorum. Vagonda herkes uyurken , Ben kendimi...

Futbol Takımından Karacoşkun’a ziya...

Üniversiteyi amatör futbol liginde temsil eden 7 Aralık Üniversitesi Spor,...

ÖSO askerleri, otobüslerle Suriye’y...

Türkiye’nin Afrin operasyonunda geri sayım sürerken, sınır hattında hareketlilik...

Okullarda karne heyecanı

Kilis’te ilk ve orta dereceli okullar yarıyıl  tatiline girerken, 32 bin...

Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yü...

Yeni oluşturulan Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yürütme Kurulu görevine...

Azez’de ‘canlı bomba’ saldırısı

Kilis‘e komşu Suriye‘nin Azez kentinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)...

Halkın sorunlarını dinlediler

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Milletvekilleri Reşit Polat ile Hilmi Dülger,...

Patent, Markalaşma ve Coğrafi İşare...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde İleri Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi...

Polisten imamlara bilgilendirme

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü...

Liderlik eğitimi sertifikaları dağı...

Kilis Belediyesi ve Alman İşbirliği Kurumu GİZ ile ortaklaşa düzenlenen...

Diyanet-Sen Bölge İl Başkanlarından...

Diyanet-Sen Adana Başkanı Faysal Akkoç, Diyanet-Sen Osmaniye Başkanı Adnan...

“Haydi Çocuklar Camiye” Programı ba...

Kilis’te Kâşif Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü Derneği tarafından “Haydi...

Çocuklar yurttan kaçtı

Kilis’te yurttan kaçan iki çocuk her yerde aranıyor. İsmet Paşa Mahallesi’nde...