Yeni Yapılacak Kilis Devlet Hastanesinin İnşaatına Bir An Evvel Başlanmalıdır

01 Ağu 2017 Sal 10:15
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Ezc. Kahraman ÜNLER

Kilis Hasta Yakınları ve Hasta Hakları Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

 

Tüm Kilisliler yeni yapılacak olan hastane binasının inşaatının başlamasını dört gözle beklemekteyiz. Kilis’in nüfusunun Suriyeli sığınmacılarla 200.000 rakamını geçmesi ile Kilis Devlet Hastanesi ihtiyacı karşılayamamaktadır. Özellikle sınırımızda devam eden harp bu ihtiyacı pekiştirmektedir. Çatışmada yaralanan askerlerimiz ve Suriyeliler en yakın sağlık kurumu olduğu için mecburen Kilis Devlet Hastanesine getirilmektedir. İlimizdeki Suriyeli sığınmacıları da düşünecek olursak Kilis Devlet Hastanesi her zaman yoğun olup bizlerin hizmet alması olanaksızlaşmaktadır. Yeni yapılacak hastane binasının yapımına çok ivedi olarak başlanmazsa ilimizin sağlık sorunlarının çözümü olanak dışı kalacaktır. Hastane çok yoğun olup birçok hastamız hizmet alamamakta ve çevre illere gitmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yoğun bakım ve doğumhane hep doludur. Ameliyat olacak hastalar için yatak bulmak imkânsızdır. Hastane personeli ve sağlık personelleri aşırı yoğunluktan bunalımda ve depresyondadır. Hastane yöneticileri aşırı yoğunluktan dolayı çaresizlik içindedir.

Bu arada konu ile ilgili sevindirici gelişmeleri de sıralayalım. Hastanenin yapılacağı alan tarım arazisi kapsamından çıkarılmıştır. Bir AB projesi olan yeni Kilis Devlet Hastanesi yapımı için sözleşme imzalanmış ve proje bedeli olan 40 milyon Euro Valiliğe intikal etmiştir. Vakıflar Bölge Müdürlüğünden hastane yapımı için alınan arsanın bedeli olan para Sağlık Bakanlığı tarafından ödenerek arsa Sağlık Bakanlığına mal edilmiştir. Sayın Belediye Başkanımız Hasan Kara, yeni hastane binasının çevresini imara açmayacağını belirterek rant peşinde koşan bazılarını üzmüş ve doğru bir yaklaşımda bulunmuştur. Kendisine teşekkür ediyoruz. Buraya kadar her şey çok düzenli olarak işlemiş ve hastanenin yapımı ihale aşamasına gelmiştir. İşte hastane yapım işi burada tıkanmıştır.

Neden mi dilimin döndüğünce anlatmaya çalışayım. Yeni hastane binası için seçilen yerin en uygun yer olduğunu düşünmekteyim. Yeni hastane binasının yerinin belirlenmesi ve ihale aşamasına gelmesinde büyük emekleri olan Eski Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzman Doktor Serdar Sarıfakı ve eski Valimiz İsmail Çataklı’nın emeklerini unutmak mümkün değildir. İkisinin de tayini çıktı ve başka yerlerde görev yapıyorlar. Ama hastanenin gerek yer tespiti ve gerekse diğer konularda bu iki kamu görevlisinin emeği ve hizmeti son derece büyüktür ve onları unutmamız olası değildir. Sağ olsunlar var olsunlar. Minnettarız.

Gelelim kamuoyunda yeni hastane ile ilgili yorum ve çalkantılara. Konu hakkında bilgi birikimi olmayan ve AB proje sürecini bilmeden yorum yapan birçok kişi hastanenin yerini beğenmemektedir. Güya şehrin domates ve balcan üretimi bitecekmiş! Külliyan yalan, vallahi de billahi de yalan! Şöyle ki İçeribahçe, Zoppun, Karababa, Çillik Buyuran, Akpınar mevkiindeki tüm tarla ve bahçeler susuzluktan kurumuştur. Hangi tarımdan bahsediyorsunuz? Senelerdir kuraklık ve girdi maliyetlerinin yüksekliğinden kimse tarla ve bahçeleri ekmemektedir. Kuraklıktan her yer sapsarıdır. Açılan sondaj kuyuları kurumuş, şehre içme suyu sağlayan Seve Barajında şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayacak sadece birkaç aylık su bulunmaktadır. Senelerden beri Vakıflar Bölge Müdürlüğünden bu arazileri çok ucuz fiyatlarla kiralayanlar, buraya hastane yapılınca bu arazileri mecburen terk etmek mecburiyetinde kalacaktır. Tabi ki vakıflardan ucuza yer kiralamış olan bu kişiler buraya hastane yapılmasına sıcak bakmayacaklardır. Kolay değil, 30-40 senedir kendi malın gibi ek biç, hastane yapılınca mecburen burayı terk etmek mecburiyetinde kalacaksın, tabi ki aleyhte kamu oyu yapacaklardır. Aleyhte oluşturulan kamuoyu için de bir gerekçe lazım, en kolayı da Kilis balcansız, domatessiz kalır, tarım elden gidiyor en kolay gerekçe tabi ki bu…

Hastane yerinin seçimi esnasında 15 yer tespit edilerek Sağlık Bakanlığı yetkililerine sunulmuştur. Bunlardan 6 tanesi kamuya ait olup, 9 tanesi şahıslara ait idi. Sağlık Bakanlığından gelen yetkililer bunlardan birçoğunu aşırı dolgu gerektirdiği için bazılarını da çok meyilli arazi olduğu için beğenmemişlerdir. Tabi ki bu arada birçok kişi kendi arazisini satabilmek için büyük bir mücadeleye girmiştir. Yetkililer gerek vakıf, yani kamu malı olduğu gerekçesiyle, gerekse lokasyonu gereği vakıflara ait araziyi tercih etmişlerdir. Beklentilerinin karşılığını bulamayanlar, kendilerine ait araziyi Sağlık Bakanlığına satamayanlar, vakıflara ait arazileri terk etmek zorunda kalanlar bu yerin tercih edilmesinden dolayı kırgın ve üzgündür. Gelişen olumsuz kamuoyunda bu kişi ve kurumların lobi faaliyetleri etkili olmuştur. Üzücü ve şaşırtıcı olanı ise İlimizdeki tarım sektöründeki iki büyük kurum, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin beğendiği arazi için olumsuz görüş bildirmiştir. Eğer hastane yapımı için AB tarafından belirlenen tarihe kadar, bir yer belirtilerek AB ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile bir protokol imzalanmamış olsa idi bu hastane projesini yapmak mümkün olmayacak ve bu proje başka bir ilde uygulanacaktı. Olumsuz görüş bildiren kişilerin AB projelerinin teknik detaylarını ve sözleşme sürecini bilmedikleri için eleştirilerine devam ettiklerini düşünüyorum. Çok ivedi olarak yeni yapılacak Kilis Devlet Hastanesinin yapımı gerçekleştirilmelidir. Bu tesisin yapılması ile burada 2.500 kişi istihdam edilecek ve ekonomik yapıya katkıda bulunacaktır. İlimizin 50 senelik sağlık alt yapısı değişecek ve 525 yatak sayısı ile çağdaş ve çok modern bir hastaneye kavuşmuş olacağız.

Üzücü olan ise son günler de siyasi irade de, bu oluşan olumsuz kamuoyuna siyasi mülahazalar ile destek vermektedir. Birileri yeni yapılacak hastane binasının yerini değiştirebilmek için birçok kişi ile görüşüyor, bazı yetkili kişilere yanlış ve yanlı bilgiler vermeye devam ediyorlar. Kilis ilinin en verimli tarım arazileri talan ediliyormuş. Yok Resul Osman Dağı’na yapılmalıymış. Yok orası rüzgar almazmış, çukurmuş hastalar hava alamazmış. Yok orası çukur olduğu için kanalizasyon yapılamazmış, oraya özel halk otobüsü gitmezmiş, daha nice olumsuz beyan ve serzenişler.

Hastane olayını burada bırakalım sizleri 70-80 yıl öncesinin KİLİS’ine götürmek istiyorum. Cumhuriyetin yeni kurulduğu yıllar. Atatürk’ün talimatı ile ülke demiryolları ile örülmekteydi. Gaziantep’e demiryolu getirilmesi kararlaştırıldıktan sonra, sınır şehri olmamız ve yurt dışına yapılacak ithalat ve ihracatın daha kolay ve ucuz yapılması ve Kilis ilinin dışarıya olan bağlantısının geliştirilmesi için KİLİS’e de demiryolunun getirilmesi gündeme gelmiştir. Normal koşullarda demiryolunun bir şehre gelmesi Allah’ın bir lütfudur. Ticaret ve ulaşım gelişir, sonucunda ekonomik kalkınma kendiliğinden oluşur. Şöyle düşünelim, gözünüzde canlandırın evinizin yanına METRO yapılıyor. Buna hiç kimse hayır demez değil mi?

Evet Sayın Kilisliler maalesef öyle olmamıştır. Şehri yöneten varlıklı kesim, ticaretle uğraşanlar, eşraf takımı başlamış aleyhte kamuoyuna. Buraya GAR yapılır DEMİRYOLU gelirse, şehre daha çok mal gelir, ticari kazanç azalır. Nüfus artar, bizim otorite ve etkinliğimiz yok olur. Karayolu ulaşımına alternatif olacağı için nakliyatla uğraşanlar istemezük diye bağırmaya başlamışlardır. Çıkarına uymayanlar aleyhte kamuoyu oluşturmaya başlamışlar da buna bir kılıf gerekliymiş, en büyük sorun böyle bir nimeti ellerinin tersiyle tepmelerini halka nasıl anlatılacağı konusuymuş. Onu da bulmuşlar tren gelirse bir çok kişi Kilis’e gelir kızlarımız kötü yola düşer, erkek çocuklarımız ahlaksız olur din elden gider, terbiyesizlik, ahlaksızlık, içki, kumar, fuhuş ilimize demiryolu ve trene binerde gelir biz bu treni istemezük demişler. Ve oluşan muhalefet yüzünden o kara tren Kilis’e gelememiş. Birileri ticari kazançlarına devam etmiş, birileri nakliyeciliği tekeline almış, aynı kişi ve aileler Kilis’i yönetmeğe devam etmiş, Kilis dipsiz bir kuyu olarak kalmış ve gelişmemiştir. Gelişen olumsuz tepkiler üzerine demiryolu güzergâhı Halep üzerinden bu günkü Kilis iline bağlı Elbeyli ilçesi yakınındaki Çobanbey güzergâhını takip ederek Suriye’ye geçecek şekilde düzenlenmiştir.

1950’lı yıllardaki DEMİRYOLU ve TRENİN Kilis’e gelmesine muhalefet eden edenler Kilis’e en büyük kötülüğü yapmış kişisel hırs ve küçücük menfaatleri uğruna Kilis’in geleceğini yok etmişlerdir. Demiryolu örneğini üzülerek yazdım. Birçok kişi yazdığım bu demiryolu hikâyesini bilmediğini söyleyecektir. Doğrudur çünkü 70-80 sene öncesi yaşanmış bir üzücü olayı, detayları ile anlatabilmek herkesin bilgisi dâhilinde değildir. Aynı şeyi yeni yapılacak Kilis Devlet Hastanesi’nde de yaşamayalım. Tarih tekerrürden ibarettir, yine sahneye birileri çıktı. İSTEMEZÜKKKK!… Bu hastane buraya yapılırsa, yiyecek, hıyar, balcan, tumatos bulamazık…

Yeni yapılacak Kilis Devlet Hastanesi bizlere Allah’ın bir lütfudur. Cenabı Allah biz Kilislilere iki defa lütufta bulundu. Bunlardan birincisi rahmetli Kilis Belediye Başkanı Burhan Kerküklü’nün öldürülmesinin sonucunda siyasi kaos fırsata dönüştürülerek Kilis il oldu. İkincisi ise yapılacak olan 525 yataklı yeni Kilis Devlet Hastanesidir. Bu yapılacak olan hastane yüz tane işçi çalıştıran 25-30 büyük fabrikanın oluşturacağı ekonomik ve sosyal gücün toplamından daha fazla katma değer oluşturacaktır.

Yeni yapılacak Kilis Devlet Hastanesine Allah başı için kıymayın efendiler. Katkınız yok bari zarar vermeyin. Allah bize bir lütufta bulundu, bu fırsat bir daha ele geçmez. Acıcık iki hıyar ve iki balcanı eksik yiyin!…

Benzer Haberler

BANYO Ömrün 7 yılı banyoda geçiyormuş. Batıda yıkanmakla, bizde suyun gelmesini beklemekle...

Yorum 
0

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri: Hocamızın Haseki Hastanesi...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN Uzun zamandan beri sizi yazmak ve gündeme taşımak istiyordum.Çünkü zaman zaman...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BANYO Ömrün 7 yılı banyoda geçiyormuş. Batıda yıkanmakla, bizde suyun...

Hocamızın Haseki Hastanesi Başhekim...

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:...

Sayın Bayan Dudu Erol

Nejat TAŞKIN Uzun zamandan beri sizi yazmak ve gündeme taşımak istiyordum.Çünkü...

Doğumunun 100. Yılında Türk Âlimi v...

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   Türk Dünyasının gururlanacağı, yeni...

HAYAT

tramvay beklerken, iki kişilik iskender beklerken, akşamı ya da sabahı beklerken,...

MİNNET ETMEM

İstemem eksik olsun eksik olsun istemem Ufak menfaat için takla atmayı bilmem...

Suriye ile ticareti geliştirme topl...

Kilis Ticaret ve Sanayi Odası (KİTSO) ve Azez Ticaret ve Sanayi Odası’na...

Barutçu Dünya Gazeteciler Günü’nü k...

Kilis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Barutçu, 21 Ekim Dünya Gazeteciler...

Yeşil alan pislik içinde

Kilis’te Şehit Sakıp Mahallesinde, Karakuşlar binasının arkasında bulunan...

Sınır kapısı kapatıldı!

Kilis’te bulunan Suriye sınırındaki Öncüpınar Sınır Kapısı geçici...

Elbeyli’nin içme suyu güçlendiriliy...

Kilis’in Elbeyli İlçe Belediyesi, ilçenin içme suyunu güçlendiriyor. Açtığı...

‘Duvar yazıları’na tepki!

Kilis’te binaların duvarlarına sprey ve boyalarla yazılan yazılar, vatandaşın...

“Meme kanserinde erken teşhis hayat...

Kilis İl Sağlık ve Halk Sağlığı Müdürü Dr. Turgay Happani, ekim ayının...

“Kültür Varlıklarını Koruma ve Kaça...

Kilis İl Jandarma Komutanlığı personeline; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne...

Uyuşturucu toz esrar yakalandı [ASA...

Kilis’te iki ayrı olayda uyuşturucu toz esrar maddesi ve iki adet ruhsatsız...

Aramızdan Ayrılanlar

İzzettin KARTAL (74) M. Şahin KUDEYTOĞLU (53) Saliha ANTAKYALI (85) Mehmet...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KART Çalıntı kredi kartları, internette satılıyormuş. Olmaya oldu, ihaleye...

Kilis Vakfı’nda 2017 Ders Yılına Ki...

Nejat TAŞKENT Kilis Vakfı Erkek Öğrenci Yurdu 20. yılını doldururken yüzlerce...