Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 714,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 18°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
18°C
Parçalı Bulutlu
Paz 19°C
Pts 19°C
Sal 20°C
Çar 15°C

Yeniden Doğuşun Müjdesi: 23 Nisan

Yeniden Doğuşun Müjdesi: 23 Nisan
A+
A-
21.04.2016
57
ABONE OL

Ahmet BARUTÇU

Mustafa Kemal, 23 Ağustos 1923’te geriye bakarak bir değerlendirme yaptığında, şunları söylemekteydi:

“… Bugün hakkıyla övünebildiğimiz bütün başarıların tek sırrı, yeni Türkiye’nin kurulmuş elmasındadır. Gerçekten Türkiye Devletinin bu yeni kuruluşunun dayandığı kaynaklar, esaslar başka bir niteliktedir. (…) Bunu bir sözcükle belirtmek gerekirse diyebiliriz ki, yeni Türkiye devleti, bir halk devletidir. Halkın devletidir. Geçmişteki kuruluşlarsa bir kişi devletiydi, kişilerin devleti idi.

Henüz Cumhuriyet ilan edilmemişken bile Mustafa Kemal’in kurulmuş olarak nitelediği yeni Türk devletini gerçekleştiren, ona temel ilke ve özelliklerini veren, 23 Nisan l920’nin Millet Meclisi’dir.

Prof. Tarık Zafer Tunaya, 23 Nisan 1920’nin 50. yıldönümünde yayınlanan yazısında, şu yorumu getiriyor:

“… TBMM hükümeti, klasik Osmanlı politikalarının sonunu, milli bir devlet modelinin, yeni bir sosyal ve siyasal yapının da başlangıcını ilan etmiştir. Dünya anayasa tarihinde, en uzun ömürlü bir meclis hükümeti rejimiyle de bir yapının hukuki temelini atmış ve ilk müesseselerini kurmuştur. Emperyalizmin gölgesinde cennet aramayan insanların yüzsuyu hürmetine yaşıyoruz…”

Çağdaş Türkiye’nin sadece başlangıcını değil, ilk biçimlenişini de gerçekleştirmek onuru, “Birinci Meclis”e aittir. Tarihimizde gelmiş ve gelecek Meclislerin en başarılısı, en önemlisi, 23 Nisan 1920’de ilk toplantısını yapan bu Meclis’tir. Yarısı işgal, yarısı tehdit altındaki bir ülke adına ölüm-kalım savaşını bu Meclis vermiştir. Ulusal mücadeleyi, Mustafa Kemal’in önderliğinde bu Meclis örgütlemiş, düşman toplarının duyulabilir olduğu gerilim anlarında umutsuzluğu bu Meclis göğüslemiş ve zafere de bu Meclis ulaşmıştır.

Amasya Tamimi’nde yer alan “… milletin sesini cihana duyuran, her türlü tesir ve müdahaleden uzak bir milli heyet” amacını bu Meclis gerçekleştirmiştir. “… Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir” gibi yaşanılan ortama göre çok ileri bir ilkeyi, 1921 Anayasası’nın başlangıcına bu Meclis getirmiştir.

Üstelik 23 Nisan 1920’nin Meclisi, benzeri başka ülkelerde kolay bulunmayacak özelliklere, hatta sorunlara sahip bir kurumdur. Üyeleri, iki haftada tamamlanmış ve doğal olarak bir ölçüde rastlantıya bırakılmış “iki dereceli” seçimle kimselerden ve sen Osmanlı Meclisi’nin Milli Mücadele yanlısı mebuslarından oluşmaktadır. Üyeler arasında geçmişten gelen bağlar, yerleşik ilkeler de söz konusu değildir. Bilakis, Meclis’e çok çeşitli unsurlar girebilmiştir.

Böyle bir yapılanma içinden kargaşa ve sorumsuzluk değil, bilakis, Mustafa Kemal’in yönetim ve siyasal denge dehasının eşliğinde, hem bütünlük hem de adeta demokratik bir yelpaze çıkabilmiştir. Değişik yapıdaki, yarardaki, inançtaki kişiler ve gruplar arasındaki diyalog ve mücadele temel amaç olan Milli Mücadele’nin doğrultusunda ve çerçevesinde var olabilmiştir. Eleştirinin ve farklılaşmanın dinamizmini, Meclis, bu mücadeleye katabilmiştir.

Diyalogun ve mücadelenin birlikte var olabileceğinin parlamento tarihimizdeki en gelişmiş örneği, hiç kuşkusuz Birinci Meclis tarafından verilmiştir.

Türkiye’nin en kritik döneminde ve çeşitli iç, dış dengeleri doğru belirlemenin, doğru kurmanın başarıdaki kesin ön koşul olduğu günlerde, Birinci Meclis, Mustafa Kemal’in en büyük yardımcısı olmuştur. Yerinde denetleyişi ve eleştirici bir işlev yaparak ama temelinde Mustafa Kemal’e ve Milli Mücadeleye mutlak destek olarak, tarihsel görevini yerine getirmiştir.

23 Nisan 1920’de Ankara’da bir araya gelen Birinci Meclis’in tüm üyelerini, Türkiye’nin geleceğine engin katkıları ve bizlere verdikleri demokratik anlayış örnekleri için, saygıyla, sevgiyle anıyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.