Dolar 8,4440
Euro 10,0447
Altın 492,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Sıcak
Kilis
39°C
Sıcak
Cum 39°C
Cts 40°C
Paz 40°C
Pts 40°C

Yerli Malları Haftası Bugünkü Gerçekler…

Yerli Malları Haftası Bugünkü Gerçekler…
REKLAM ALANI
A+
A-
13.12.2014
40
ABONE OL

Sabahattin YARAR

Evimizde ne var ne yok taşırdık o gün okula. Bir hafta boyunca hemen her gün bir sınıfımız, YERLİ MALLARI HAFTASI günü düzenler, kutlardık haftayı. Masaların üzeri, kendi ürünlerimiz olan, havuç (pürçüklü), elma, armut, portakal, mandalina, kaynamış pancar (çükündür), seçilmiş kuru üzüm, bastık, sucuk, pestil, muska, gerebiç, kâhke ile dolardı. Bunlar bizim öz mallarımızdı. Çiftçimizin, bahçıvanımızın, insanlarımızın emekleri ile ürettikleri ürünlerdi. İran’dan karpuz, Afrika’dan muz, Ürdün’den domates ithal edemezdik o zamanlar. Kendi kendine yeten bir genç devletin bireyleri idik…

Kalkınma ve gelişme süreci içinde büyük çabalar gösterilen dönemlerin, 1956-1957 yıllarının ilkokul öğrencileri olan bizlere, öğretmenlerimiz her eşyanın, her yiyeceğin, her gerecin Türk Malı olmasını salık verirlerdi… Bir yerli malı kullanma bilinci aşılanmaya çalışılırdı bu eğlenceli günlerde. Gerçi ithalatımız azdı, ekonomik verilerimiz lüks eşya alınmasına el vermezdi ama her şeye karşın, TUTUMLU olmamız da eklenirdi bu söylemlere… Paramızı, kalemimizi, defterimizi, elbisemizi, çantamızı, okul sıralarımızı bile hor kullanmayıp dikkat etmemiz öğütlenirdi. Yamalıklı giymek ayıp sayılmaz, yırtık giyenler tenkit edilirdi. Tüketimi, gerekli olduğu kadar yapmak konusu çok önemli bir uygulamaydı. Bu nostaljik girişi daha uzatmak yerine bugünlere dönerek, o günlerin titizliğini, bu günlerin savrukluğunu anlatalım isterseniz…

Yıllar geçti Yerli Malları Haftasının ismi, günün gereçlerine de uygun olarak; “TUTUM, YATIRIM ve TÜRK MALLARI HAFTASI” olarak değiştirildi ve okullarımızda kutlanmaya devam edildi. İlk günlerinde çok kutsal bir amaca, kalkınma, gelişme, ekonomik güçlenme gibi hedeflere yönelik kutlamalar, artık göstermelik bir zorunluluk halini almış bulunuyor bence… Kendi öz kalkınma ve gelişmesini tamamlamadan, dış alımlarla hazıra konma, sanayi gelişmeden montaj tuzağına düşme, lüks tüketim ve savurganlık, Türk Ekonomisinin ve kalkınma çabalarının canına okumuştur. Günlük yaşamımızda saymakla bitmeyecek çarpıklıkların varlığını hepimiz görüp bildiğimiz için, tek tek yazmaya gerek yoktur… Açıkçası, üretmeden tüketmek gibi bir yanlışlıkla, Cumhuriyet’in kalkınma ve gelişme süreci uzatılmış, dışa bağımlı bir ekonomiye bağlanmışız…

Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası, her ne kadar etkinliğini yitirmiş ise de, kutlanmaya ve tutumun, yatırımın, Türk malı kullanmanın önemi anlatılmaya devam etmelidir.  Birkaç kişi öğrenip uygulasa o da kardır diyelim. Tasarrufu çok seven bir ulus olarak nakit varlıklarımızın yastık altlarından çıkarılıp ekonomiye kazandırılması, Türk mallarını kullanıp dış alımlara döviz ödememizin engellenmesi, bu olanakların yatırımlara yönlendirilmesi anlatılarak, bu haftanın değerlendirilmesi gerekir.

Yıllar önce çok önemli bir amaca hizmet amacıyla düzenlenen böyle bir haftanın, özellikle o günlerde akıllara işlendiğini, ülke kalkınmasının sağlanmasında etkili olduğunu düşünüyorum. Ta ki sonraları, kolaycılığa kaçan iktidarların, siyasi çıkarlar uğruna, dış alım kapısını ardına kadar açmalarının yaptığı yıkıcı etkilerle sekteye uğramasına kadar. Ne yazık ki halkımız, birden bire alışık olmadığı ürünlere ve araçlara kavuşarak, hazıra konma zevkine alışmış, tutum, Türk Malı, yatırım söylemleri kulak ardı edilmiştir bir anda…

Yineleyelim bir kez ama “Alışmış kudurmuştan beterdir” atasözünü de bir yanımıza koyalım. SİZLER TUTUMLU OLUNUZ. TÜRK MALLARI İLK TERCİHİNİZ OLSUN. YATIRIMLARLA ÜLKE EKONOMİSİNE KATKIDA BULUNUNUZ ki, şu kutlanan haftanın bir anlamı olsun. Ne dersiniz?

Yeniden buluşalım…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.