Dolar 32,2247
Euro 34,9384
Altın 2.418,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 26°C
Az Bulutlu
Kilis
26°C
Az Bulutlu
Paz 25°C
Pts 28°C
Sal 28°C
Çar 28°C

Zennup Teyze de Kış Hazırlığı Yapıyor

Zennup Teyze de Kış Hazırlığı Yapıyor
A+
A-
26.09.2022
580
ABONE OL

Zehra ERASLAN

Sevgili dostlar!

Eylül ayının tüm güzellikleri sizlerle olsun dileğimle sohbetimize başlamak istiyorum.

Adana’da sonbaharın tatlı esintisini daha hissedemiyor olsak da Kilis’te akşam serinliği Kalleş havası ile sonbaharı hissettiriyordur mutlaka. Şimdi Kilis’te olmak isterdim. Kalleş havasını içime çekmek eş\dostla muhabbet etmek isterdim. Memleketime kucak dolusu selam ve sevgilerimi yolluyorum. Sanırım sizler de benim gibi çoğu zaman bunaltıcı sıcaklardan bıkıp “ahh sonbahar gelseydi” diyerek serzenişlerde de bulunmuşsunuzdur öyle değil mi?

Kış hazırlıklarımızın da başladığı bu mevsimde tatlı bir telaş ve yorgunluğunun yanı sıra maddî bir külfet ister istemez bizleri etkiliyor ne yazık ki! Acaba bizim hayali kahramanımız Zennup Teyzemiz de kurutmalar, salçalar, konserveler yapmış mıdır? Ne dersiniz, Zennup Teyze’ye hep birlikte misafir olalım mı yine? Melengiç kahvelerimiz de hazır ise yudumlayarak Zennup Teyze neler yapıyor hep birlikte havuşundan duyulan hararetli sohbetine kulak misafiri olalım mı?

Ne dersiniz?

Efendim, Zennup Teyze kış hazırlıklarına başlamış kurutmalıklar damda iplere dizilip sıralanmış olarak tıkır tıkır sesler çıkarmaya başlamış. Salçalar yapılmış tepsilerde, damda kırmızının hoş rengiyle güneşin ışıltısıyla “ben de yenecek kıvama geldim”in habercisi olmuş. Salçasını karıştırıp, kurutmalarını toplamış.

Sırada konserve hazırlığı varmış.

– Haci yeri bazara elet beňi. Tamates, biber, fasılya alak konserve edicim. Bıldır ettim yeğin gözel oldu! Ne bişiricim derdine de düşmedim. Aha Kifo da gelici bizden bilabar. Herifi düğende durucumuş biz bazardan gelinceye kedek, Hacı Amca:

– De yeri kuşanın da gidek eyleyse eksik, demiş.

Sebze pazarını dolaşırken fiyatların yüksek oluşu da yine Zennup Teyzenin canını epey sıkmış:

– Kurban olduğum Allah’ım n’olcu bizim bu hâlımız! Heç mi acımon bize? Elimizi öteberiye uzatamaz olduk. Aha aldığımız aylık da heç yetişmor ki! Ayın ucunu ya göror ya görmoruk. Acı ne var bereket yollasan, fakır fukara da “neşel edek” deyi kara kara düşünmese n’olur sankim. Kele uşaklar meyvenin dadını unutucusu nerdese. Yimesinler mi? Hıra hıra oldular, soldu mehsimler. Hâlımız heç hâl değil kurban olduğum Allah’ım.

– Zennup bacı kimden hanek çalon kele? Böğründe geçende kimse de yok. Beňe mi hanek edordun.

Kifo bir kaç kez sorduktan sonra nihayet Zennup Teyze:

– Yok kele Kifo Allah’a billokma dua edordum. Hâlımızı anlatordum. Belki hâlımızı görür de acır bize. Kez görmon mu neşel bahalı? Öteberiyi alsak ayı zar\zor görücük. Kele geçimi olmıyanlar neşel etsin aybüşüm. Allah bes yardımcıları ola geňlerin.” Hacı Amcanın kendilerine seslenişiyle uygun fiyata satılan domates, fasülye, biber tezgâhına doğru ilerlemişler.

Dört kasa domates ve birer kasa biber ve fasülyenin parası ödenmiş amma Zennup Teyze:

– Beee bu ne kele bir aynalı bilenzik kedek para saydık. Abooo dünyanın sonu gelici vallahilazim. Allah sonumuzu heyre çevire bes!

Tam pazardan çıkacakken Zennup Teyze olduğu yerde kaskatı kesilmiş. Gözleri dolu dolu olmuş birden.

– Eksik de yeri sallanma! Düğene geç kalorum kez. Şeyirtler de anlamor işten. Akılları beş karış havada. Alıkoyma beňi çebik ol yeri” demiş ama Zennup Teyze hiç oralı olmamış.

Kifo:

– Zennup bacı n’oldu kele seňe? Ney bu hâlın? Betin benzin leymon kimi oldu. Heste misin? Şekerin mi düştü? Yoksa tansiyonun mu havalandı kez geňe?” diye Zennup Teyzenin koluna dokunmuş. Dokunmasıyla birlikte Zennup Teyzenin gözünden sicim sicim yaşlar akmaya başlamış.

– Yok kez Kifo. Acı beňi çekiştirip durma, gene yığdın ahretlik soruları, heste değilim beň. Keşke heste olaydım. Hele sen şo karşı geçeye bak! İki uşaklı avrada…

Hacı Amca ve Kifo Zennup Teyzenin dediği tarafa bakmışlar bakmasına amma onlar da tıpkı Zennup Teyze gibi ağlamaklı olmuşlar. Gördükleri manzara karşısında “vah vahlar” çekip yürekleri sızlamış.

– Haci seňe bir şey deyicim. İki kulağını aç da beňi eyi dinle! Acı seň böğün düğene gitme ne var!

– Niye eksik taman düğende iş çok dorum seňe sebah belli. Niye habar anlamon seň?”

Zennup Teyze:

– Haci bazarın bitmesine aha az kaldı. El ayak çekilor baksene!

Kifo’ dan bilabar beň şo eksik nerde oturor? Kimi kimsesi var mı? Sorup soruşturum. Kele yok nerden bilici eksik geňni takip ettiğimizi? Az gezmedik beyle uşaklara gelin bakmak için. De yeri seň öteberiyi elet arabıya koy. Biz seňe telefon edince acı gel nerdesek al bizi e mi! De yeri seň de sallanma Kifo! Şimdi eksiği yitiririk.”

Neyse efendim, Zennup Teyze ve Kifo, pazardaki iki çocuklu bayanı takip etmeye başlamışlar. Kadın arkasında kendini takip eden kişilerden habersiz evine varmış.

– Vah yavrum, vah! Kele Kifo bu eksiğin geçimi yok mu ne? Acep kimi kimsesi var mı? Neşel geçinor mehsim? Seň de gördün deel mi mehsimin hâlını? Vah yavrum vah!”

– Ahh ahh Zennup bacı! Mehsim mahrelerin dibindeki ezik üzük nence öteberi varsa seçip çentesine doldurdu uşaklarından bilabar. Neşel de utanordu? Kez o eksiğin canı can değil mi? diye iç çeken Kifo haline binlerce kez dua etmiş. Konserve yaparken bu ezik şu ezik diye çöpe attığı domateslere ihtiyacı olanlara da şahitlik edince pişmanlık ve utanç duymuş.

Efendim, Zennup Teyze sebze pazarında gördüğü bayanın evini hissettirmeden öğrendikten sonra

Hacı Amcaya telefon edip eve dönmüşler. Havuşta soluklanıp birer bardak çaylarını da içip hemen konserve hazırlığına başlamışlar. Bu kez daha telaşlı ve heyecanlı imiş işleri… Kavanozlar yıkanmış havuştaki ocağın yamacına dizilmiş. Tam bu sırada mahallede top oynayan çocukların topu bahçe duvarından kavanozların olduğu yere düşmüş ya! “Şangırt” diye ses ile yuvarlanıp kırılan kavonozların cam parçaları etrafa saçılmış. “Aman n’olur kele!” diye korkuyla irkilmiş. Havuşun kapısında suçlu, suçlu duran çocuklara:

– Kele nence çeletsiniz yavrım siz. Heç durmayı bilmor musun? Ananızın karnında dokuz ay neşel sabrettiniz hıı? Eyyi oldu mu başınız göge erdi mi? Kanneleri hış ettiniz kele! De yeri Ali al topunu da get kapınızın önünde oyna.” Çocuklar özür dileyerek toplarını almış Zennup Teyzenin yanaklarını öpüp gitmişler. Zennup Teyzeyi mahalledeki tüm çocuklar öz nineleri gibi severler, her ne kadar arada onları terlikle kovalasa da!

Efendim Zennup Teyze cam kırıklarını temizlerken parmağını cam kırığı da kesince sinirleri iyice bozulmuş. Hemen:

– Haci bodrumda mahredeki kanneleri de getir çebik. Gelin yüklü, daşımasın o. Zaten mağdesi yeğin bulanor eksiğin. Acı billokma uyusun. İki canlı artık taman, diyerek Hacı Amcaya seslenmiş. Parmağına biraz zeytinyağı döküp kanın durmasını beklemiş.

– Kele Kifo böyük kuşkanada mı bişerek tamatesleri n’edek anam? Bereket çok iki mahre. Bu kalan kanneler de anca bizim horantaya yeter. Baksene Haci Ağan da sallanor daha sallansın bakım gün aşor aha!

– Eksik, huylanma acı ne var! Niye hemen alavlanon? Maadem yetor ne deyi beňi yoron o vakıt, dese de Hacı Amca aslında bilmiş yüreği merhametli karısının ne yapacağını. Ama Zennup Teyzeye şaka yapıp onu kızdırmayı da çok seviyormuş.

– Seň hele beňe bak Haci! Ne deyi haneği uzadon seň. Beňe yerenlik etmek ellaham seňin yeğin hoşuna gidor.”

Hacı Amca konserve kavanozlarını getirmiş. Bacısını da aramış Zennup Teyze’ye yardım etsin diye. Zaten aynı mahallede oturdukları için hemen iki komşu daha alıp gelmiş. Kavanozlar yıkanıp kurulanmış. Konserveler yapılmış. Yorgunluk kahvelerini de gelin ikram etmiş. “Bereketli olsun, ağız tadıyla yensin” duası ederek herkes evine dağılmış.

Akşam yemeği ve çay sonrası yorgunluktan ve yapılacak olan güzelliğin heyecanından derin bir uykuya dalmış bizim Zennup Teyze.

Havuşundaki horozun sesiyle uyanmış. Konservelerini tek tek kontrol edip kasanın birine dizmiş. Üzerine de ne olduğu belli olmasın diye örtü örtmüş. Kahvaltı hazırlığına başlamış. “Ahh ahh! Göynüm istor heç fukarılalık olmasın amma elden de bir şey gelmor ki! Komşum ac iken beň neşel dok durum Allah’ım, rehmetinden bereketinden mahrum etme!” diye içinden dualar etmiş durmuş. Kahvaltıdan sonra:

– Haci de yeri beňi dün aldığın mahalleye elet. Şo üstü sarılı mahreyi de arabana elet koy. Acı kimse neyim görmesin e mi?

Haci Amca:

– Tamam Zennup acı seň de beňe bir bardak daha çay doldur. Yamacıma da gel otur. Seňe iki çüt hanek edicim.

Zennup Teyze merakla hemen çayı doldurmuş

– Heyirdir inşallah Haci n’oldu kele? Ne hanek edicin bene? Taman geç kaloruk. Eksik bir yere getmeden ulaşak da verek. Kimse görmeden.

– Kez Zennup vallahilazim beň seni çok sevorum ha! Eynatsın meynatsın amma yeğin merhametlisin eksik. Eyi ki eksik, seňi beňe anam almış Anam rehmetli: “Oğlum bunların alayı merhametli. Gözellik bir vakıt sonra biter amma gözel huy ölünceye kedek kalır. Gel bu Zennup’u seňe alak” demişti. Atana babana rahmet eksik. Allah seňin kimi kullardan razı olsun.”

Zennup Teyze:

– Haci beň seňin huyunu bellemesem neşel beyle edicimdi. Senin göynünün yufkalığını bilorum da gücümüz yettiğince yardım eli uzadorum. De yeri geyin o vakıt. Beňi ağlatma bre herif! Seňin de kesene bereket!

Efendim yapılan güzellik yerine getirilmiş kimselere duyurulmadan.

Bu yıl Zennup Teyze kış hazırlığına güzellikler de katarak sonbaharın Kalleş havasını huzurla içine çekip Rabb’ine şükür etmiş. Bize de huzur içerisinde yemek nasip olsun, Zennup Teyze ve Zennup Teyze gibi güzel insanlara hayır dilemek düşüyor.

Dilerim bu dünyada maddî manevi zorlukta olan kimseler olmadan huzur ve afiyet içerisinde yaşamak nasip olur hepimize!

Hayali kahramanım olsa da Zennup Teyze gibi nice kanatsız meleklerin varoluşunu bilmek de çok güzel bir duygu! Zira son dönemlerde gerçekten maddi sıkıntılar yaşamakta olan insanlarımızın sayısı çok fazlalaştı. Varsa çevrenizde sizler de onlara yardım\ dostluk elinizi uzatınız. Ama onurlarını incitmeden, kalplerini kırmadan olsun her yapılan her güzellik.

Efendim hanelerinize bolluk \ bereket, bedenlerinize sıhhat \ afiyet dileyerek bir sonraki Zennup Teyze yazımda buluşmak dileğimle sağlıcakla kalınız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.