Dolar 32,8960
Euro 35,3287
Altın 2.465,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Açık
Kilis
37°C
Açık
Sal 38°C
Çar 37°C
Per 36°C
Cum 33°C

Zeytin Zamanı-5

Zeytin Zamanı-5
A+
A-
12.12.2018
347
ABONE OL

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

Ben daha orda durur muyum?
Zoppun’un çemine doğru kaçmıya başladım… Elini örgülü uzun saçımın bölüğüne uzattı ama ben bir atmaca kimi elinig altından kaçtımmmm… Anam:
– No kele nolor size kudurorsungunuz? Sarmayı çok yidingiz elleem?
– Hah… hah… haaa, deği gülordu Cemal abim. Yaşaaa sarı kız… Sayengde bu iş burda biter… Yeri maçaaa!…
Öteden emmim geldi.
– Nolor gençler? Ne bu taşkala? Cemal bu sırığa nettiniz oğlum?
– Emmi sırık ağacın kalın dalına değdi kırıldı, dedi.
Derken babam geldi. Noldu, deği sordu.
Emmim de:
– Sening haytalar uzun sırığı kırmışlar. Aha başka uzun sırık da yok! Nedicik şimdi?
– Nettigiz lan? Lağnet sizing tuttuğunuz işe! Hep şu babamı görong mu? İki tene feel tutak dedik, paraya kıymadı! Keşke ben tutadım da çoluk çocuğun elinde maskara olmuyaydık.
– O nasıl henek babe?
– İşte eyle henek! Demir kimi sırığı Netting de ortadan ikiye pöldüng?

Abim beni döğer deyi babamın koltuğunun altına sinmiştim. Ama abim benge hayın hayın bakordu. Cemal abim de bege, “Eyyi etting, eyyi ki bizi zeytin silkelemeden kurtardıng bacım” der kimi gülümseyerek bakordu. Dedem harman yerinden ağır ağır eli belinde bize doğru yanaştı. Yerdeki kırık sırığı görüncü:
– Hele gel Heci gel! Oğlanlar sening uzun sırığı kırmışlar, dedi.
– Bin ciza vere başşıngıza zoytarılar! Eklıngız nerde ecep! Beyle babanıg beyle de uşakları olur işte! Kırtçalasıcalar! Aha işimiz sebehe kaldı! Bir günlük işi iki güne koduguz…
Anamın ve yengemin ellef işi bitmişti. Yeri toplanıg da gidek bari dedi babam! Dedemin sözlerine içerlenmişti besbelli.
Allah’ım dedim içimden ne olur, bir uzun sırık bulsak böyün bu iş biterdi. Hep benim yüzünden oldu diye gendi gendimi suuçlor çalkım çalkım çalkalanordum. Nedim, mehsim kızdan ayrılıcı deği yüreğim yandı benim de.
– Selamün eleykim Heci Mıstafa vahtıngız heyirli ola. Deği yaşlı bir adam geldi yan zeytinlikten.
– Ve eleyküm selam Reşit Ağa. Hoşgelding.
– Eyivallah! Komşum bereketli ola!
– Nettingiz? Kaç ağaç kaldı?
– Daha var yorum! Uşaklar sırığı kırmasalardı aha şimdiye biterdi.
– Aha bizimkini verek size. Bizim işimiz bitti. Biz iki günden belli geloruk buralığa. Sonna geçerken bize bırakır geçersiniz. Biz de sebehe Keferrehim’deki zeytine gidicik erciden.
– Allah senden razı olsung komşum.
– Yeri lan! Cemo get te şu sırığı al da gel komşu gilden. Kez Fatma acı konşumuza çay getiring!
– Yok kardaş. Arvatta tansiyon var. Hebini evde unutmuş! Başım fırlanor değip duror. Tez evvelden gidek biz. Bizim arvat evden pürçüklü kavırması getirmişti. Biz basıl olsa eve gidoruk. Acıkan varsa getirim ha! Ya da aha şu oğlan getsing getirsin. Torunlar mı bunlar da?
– Sağol kardaş! Allah razı olsung! Heee torunlar elingi öperler.
– Senden de komşum. Onca yıl zeytin komşusuyuk sizden! Bir gün ağrınıp incinmedik Allah var!
– Ben sizden aslında bir cugara almıya gelmiştim. Hefo (Hafize) Bacınıg içtiği cügarasından bir tene alın dedim.
– Verim aha Ezzettin kardaş istediğing cuğara olsun!
O arada abim komşunug uzun sırığını getirmişti. Yüzünde mutsuz bir hal vardı. Herhalda maça getme heyalı suya düştü deği zahar neblim! Neblim… Mehsim yeğin mehzundu!
– Bu sırığı da kırmayıng haytalar! Komşunung amanatı!
O arada nenem göğsünden cigara tablasını çıkartmak uçun gene elini göğsüne sokup koynundan cigarayı çıkarırken dedem dik dik nebemin gözüne baktı. Nenem o bakışı görmemişti ama ben görmüştüm!
Tabakayı Ezzet Emmi’ye uzattı. O da uzandı bir tene cigara aldı. Cigarayı elinde evirdi çevirdi:
– Hefo hanım! Teşekkür ederim! Ne keder gözel sarılmış bir cügara. Kuş barmağım kimi eynen!
– Ben gendi tütünümü gemdim sararım.
– Bravo yeğni! Helal senge! Bizim arvada açık benge cüvara sar dorum beceremor. Her cügara saror palta kimi morozgele! Hele bak sen ne narin sarmmışsıng kuş barmağım kimi.
Abooooo… Bu sefer de dedem huylanmaya başladı! Nenem cügarasını yaktı, Ezzet emmi de tabi… Karşılıklı tüttürürlerken dedemin de sindirimden kafasından dumanlar çıkordu…

(Devam edecek)

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.