Dolar 32,2958
Euro 35,1336
Altın 2.406,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Cum 38°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Zihinsel Kirlilik Nedir?

Zihinsel Kirlilik Nedir?
A+
A-
12.11.2018
411
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“İNSAN DOĞADAN UZAKLAŞTIKÇA KALBİ KATILAŞIR.”
(Kızılderili Atasözü)

Öncelikle doğaya duyarlı örgütlü ve örgütsüz yurttaşlarımızla bir araya gelip sorunlarımızı ve beraberinde doğa ile ilgili çözümleri konuşmamız gerekir. Dağlarımızdan derelerimize, ormanlarımızdan göllerimize havamızı, suyumuzu, toprağımızı konuşmalıyız. Ektiğimiz tohumu, sebzeyi, meyveyi, zeytini ve bizimle beraber yaşamı paylaşan canlılarımızı, ulaşımı, temiz hava ve enerjiyi velhasıl her şeyi konuşmalıyız. Bir de zihinsel kirliliğimizi konuşmalıyız.
Çevremize ve yaşam dünyamıza bir göz attığımız zaman, kirlenen, kuruyan sadece nehirler, göller, ağaçlar mı? Tabi ki değil. Gözümüzün önüne gelebilen nice canlı cansız varlıklar vardır. Yoksa insan da duygusal ve fikirsel olarak kirlenmiyor mu?, kurumuyor mu? Biz ne kadar çevre temizliği yaparsak yapalım zihinsel kirliliği temizlemedikten sonra, zihinsel tutumumuzu değiştirmedikten sonra kirlilik ne yazık ki devam edecektir.
Unutmamamız gerekir ki, çevreyi temizleyebilmenin yolunun insanın kendini temizlemesinden geçmektedir. Çünkü çevreyi temizlerken gelecek nesillere daha iyi ve daha temiz bir dünya bırakabilmek için önce kendimizden başlamak gerekmektedir. İçimizdeki güzel duyguların, özellikle erdemlerin yeniden yeşermesine yardım ederek doğayla dost olmaya çalışmalıyız. Bunu uygularken daha adil, daha iyi, daha cömert, daha merhametli ve daha sevgi dolu duygularla yola çıkacağız. Eğer ki bu bilinç ve duygularla yaklaşırsak, etik değerleri hayatımıza uygulamış oluruz. İşte bu düşünceyle gerçek anlamda iyi bir dünyayı inşa edebilir ve gelecek nesillere de yararlı ve temiz bir emaneti teslim edebiliriz.
Diğer taraftan, ilim adamlarımızın ortaya koydukları “Toprak insana değil, insan toprağa aittir” düşüncesine göre, dünyada her şey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle bu dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır. Yine ilim adamlarımız her zaman şu görüşü gündeme getirmekte ve bunun uygulanması için hayli girişimler ortaya koymaktalar. Şöyle ki; “Her şeyi hızla tükettiğimiz bu çağda; bilinçli çalışmayı, etik değerlere sahip çıkmayı, doğayla uyumlu yaşamayı ve daha az tüketmeyi bir çözüm olarak sayabilir ve bu sistem dahilinde hareket edebiliriz. Satın aldığımız ambalajlı her ürün geleceğin çöpünü de satın almaktır. Bu nedenle pratik olarak ihtiyaç olmadıkça tüketmemek ve kendimize yetecek kadar üretebilmek konusunda kararlı olmaya ihtiyacımız vardır” diye konuşulmaktadır.
Görüldüğü üzere, daha iyi insan, daha temiz bir toplum ve daha iyi bir dünya için, önce kendimizden başlayarak içimizdeki erdemlerin yeniden yeşermesine çalışmalıyız. Şunu aklımızdan çıkarmamak gerekir ki biz insanlar, nehirler gibi, göller gibi, ekilen bir ürün ve ağaçlar gibi kuruyabiliyoruz. O nedenle önce kendimizden başlayarak, daha iyi, daha adil, daha cömert, daha hoşgörülü ve daha merhametli birey olmalıyız. Hepimizin içinde bulunan iyi yetileri yeniden harekete geçirmek suretiyle hatırlamamız ve gönüllü faaliyetlerle birlikte çevremize ve de yaşadığımız dünyaya faydalı olmak için elimizden geldiğince fırsat yaratmalıyız.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.