Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Az Bulutlu
Kilis
30°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 30°C

Zordaki Ekonomimiz Nasıl Düzelir-2

Zordaki Ekonomimiz Nasıl Düzelir-2
A+
A-
26.11.2021
313
ABONE OL

Alaiddin SEVER

Gelişmişlik ile ekonomi arasında çok yakın bir ilişki olduğunu vurgulamıştık. Ancak, gelişmiş ülke tanımı kriterleri zaman içinde değişimler göstermiştir. Önceleri bir ülkenin gelişmiş olduğunu gösteren kriterler bin kişiye düşen buzdolabı,çamaşır makinası,telefon,televizyon vesaire gibi ev eşyalarının sayılarının belli seviyelere ulaşması şeklinde tanımlanmıştır. Daha sonra bin kişiye düşen otomobil sayısı ölçü olarak alınmıştır.Bazı ülkelerde ise bin kişiye düşen doktor,mühendis,öğretmen sayıları gibi kriterler kabul edilmiştir.Fakat dünya ölçeğinde belli bir kriter kullanılamamıştır.Nihayet yetmişli yıllarda Birleşmiş Milletler toplantılarında yapılan tartışmalar sonucunda şu tanım oy birliği ile kabul edilmiştir: “Gelişmişlik bir ülkenin problemlerini önem derecesine göre doğru sıralayabilmesi ve bunları önceliklerine göre çözebilmesidir.’’

Ekonomi konusunda da benzer ölçüler vardır.Örneğin; en küçük ekonomi olan aile ekonomisinde, sınırlı bütçeyi kullanırken, harcamaları en rasyonel,yani en hesaplı ve en akıllı biçimde yapmak gerekir.Bunun için ihtiyaçları önem sırasına göre tespit ederek planlamak ve özellikle temel ihtiyaçları karşıladıktan sonra diğer ihtiyaçlara bütçeden paylar ayırmak gerekmektedir.Beslenme,barınma ve giyim ekonomide insanlar için vazgeçilemeyecek üç temel ihtiyaç olarak belirlenmiştir.Bu üç temel ihtiyaç karşılandıktan sonra bütçenin kalanı ulaşım,eğitim, kültür,eğlence vesaire gibi ihtiyaçlara da yine önem sırasına göre pay edilmelidir.

Küçük bir işletme gibi kabul edilen aile bütçesi için ekonomi kurallarına uymak elbette son derece faydalı ve gerekli olduğu gibi,çok büyük bir işletme olan devlet için de ekonomi kurallarına uyan yönetim biçimi son derece önemlidir.Bir ailenin nasıl temel ihtiyaçları ve diğer önemli ihtiyaçları varsa,aynı şekilde bir devletin de temel fonksiyonları ve görevleri vardır.Adalet,güvenlik,sağlık,eğitim ve dış münasebetler bir devletin olmazsa olmaz temel görevleridir.Dolayısıyla devlet ülke kaynaklarını, yani bütçesindeki harcamalarını bu öncelikleri dikkate alarak planlamalıdır.

Devletlerin önünde ekonomideki uygulamalarla ilgili tercihler ve seçenekler bulunmaktadır.Bu seçeneklerden en önemlileri ve dünyada uygulaması en yaygın olan ikisi, kapitalist ve komünist ekonomilerdir.Kapitalist ekonominin en gelişmiş örneği Amerika Birleşik Devletleri’dir.Bu ülkede tüm üretim ve sanayi kuruluşlarının sahibi özel sektör firmalarıdır.Devlet üretim,pazarlama ve satış hizmetlerini özel sektör kuruluşlarına bırakmıştır.Ancak,Devlet yüksek vergiler,cazip krediler ve diğer kanuni düzenlemelerle özel sektör yatırımlarını istediği alanlara yönlendirmekte ve böylece dolaylı olarak her türlü sanayi ve üretim faaliyetlerini hem kontrol hem de teşvik etmektedir.Komünist ekonomi modelinin en büyük örneği ise, eski adı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği olan Rusya’dır.Komünist sistemde özel sektör yoktur. Tüm üretim,sanayi ve hizmet faaliyetleri devlet tarafından yapılmaktadır.Bu iki büyük ülke ekonomileri ve sanayileri gelişmiş ve güçlüdürama halkları için çağdaş medeniyetin getirdiği sosyal devlet ve adil gelir dağılımını sağlamada başarılı olamamışlardır.Oysa,Almanya,Fransa,Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler bu iki ekonomik sistemin olumlu yönlerini ön plana çıkararak daha esnek bir uygulama ile sosyal devlet ve adil bölüşüm konusunda daha başarılı olmuşlardır.Karma ekonomi olarak adlandırılan bu ara sistemde Kamu İktisadi Teşekkülleri ile özel sektör kuruluşları rekabet ederek daha başarılı ve verimli olmuşlardır.Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk, çok önceden bu iki sistemin iyi ve sakıncalı taraflarını görerek, karma ekonomi sistemini tercih etmiştir.Doğru olan da bu karma ekonomi uygulamasıdır. Çünkü zamanla, her iki sistemi uygulayan ülkeler de katı kuralları esneterek daha adil ve sosyal bir devlet olmak için daha liberal bir ekonomiye yönelmişlerdir.Zaten ekonomi bilimi de, katı kuralları değil,daha esnek ve daha rasyonel yönetimi işaret etmektedir.

Bu kısa ekonomik değerlendirme çerçevesinde,yapılan yanlış uygulamalar nedeniyle faiz,döviz ve enflasyon kıskacında olan ekonomimizi düzlüğe çıkaracak tedbirleri sıralayabiliriz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.